DKAB HABER PORTALI - 13 Aralık 2017, Çarşamba

Köşe Yazıları

DOĞU TÜRKİSTAN KAHRAMANI OSMAN BATUR

Asıl adı Osman İslamoğlu idi. Batur, O’na mücadelesine nispetle verilmiş bir unvan, bir sıfattır. “Kahraman ve cesur” anlamındadır. O, bu ünvan ve sıfatla özdeşleşmiş, böylece anılmaya hak kazanmıştır. Osman Batur, Doğu Türkistan’ın yetiştirdiği en büyük mücahittir. 20. Yüzyılda, Çin’e karşı en büyük mücadeleyi vermiş bir efsane... Adı bugün bile Pekin yönetimini titretmeye yeten tarihi bir şahsiyettir Osman Batur. Osman Batur’un güçlü ve heybetli bir yapısı vardı. 1.85 boyunda, kısa-kalın boynu ve yarı kapalı-kısık gözleri vardı. Kırışık kaş arası, yüzüne şahsiyetini yansıtıyordu. Çok az konuşurdu ve her konuda kendine güveni tamdı. 40 yaşına kadar hayvancılık ile uğraşmıştır. Bu büyük mücahid, ilk dini bilgilerini, âlim...

Gümüş Kalemler’den Altın Kitaplar

Müslüman bireyler olarak evlerimizi okullara dönüştürmeliyiz. Geleceğimizi emanet edeceğimiz çocuklarımız ilk ve temel eğitimini ailelerinde alacakları için Müslüman bir ailenin evi okul olmalıdır. Bugünlerde iğrenç bir vakıa sebebiyle ismi çeşitli spekülasyonlara konu olan Ensar Vakfı, gerçekte bir hayır-hasenat kuruluşu. Özellikle yarınlarımızı emanet edeceğimiz gençlerimizin vatan ve millet sevgisiyle dopdolu yetişmesi için eğitim-öğretim faaliyetlerine ağırlık veriyor. Bu meyanda başarılı öğrenciler yetişmesi için temel derslere yardımcı kitaplar hazırlıyor. Ekseriya dini neşriyata önem veren Ensar Vakfı hassaten imam-hatip nesliyle meşgul oluyor. Özelde imam-hatip nesline hitap eden Ensar Neşriyat Yayınları genelde de Müslüman ailelerin yetişmesine katkı sağlamak amacıyla İslami bilinci geliştirici yayınlar yapıyor. Ailemizle 52 Ders...

Erbakan’ın Ruhu Geri Geldi

Ülkemizi yönetenler birlik halinde dünya çapında bir operasyona imza attılar. Görüntüler bu memlekette yaşayan herkesi gururlandıracak cinstendi. Bir masa etrafına konuşlanmış Başbakanımız ve Başta Genelkurmay başkanımız olmak üzere Kuvvet Komutanları haritalar üzerinde operasyon planlarının nasıl uygulanacağını mütalaa ediyorlardı. Kaç zamandır göremiyorduk bu sahneleri. Özlemişiz… Birlik, beraberlik insana umut aşılayan olumlu gelişmeler. Kim ne derse desin; içtekiler çekemedikleri için garezlerinden çatlasınlar, dış düşmanlarımıza ise her türlü gâvurluk yakışır. Ellerinden gelen her kötülüğü arkalarına koymasınlar. Onlar da bunu yapıyorlar zaten. Şah Fırat Operasyonu bana Kıbrıs Barış Harekâtını hatırlattı. Kıbrıs çıkarmasının hedefi de barışı adaya getirmekti. Rumların Yunan Cuntasının etkisinde kalarak bir oldubitti yaparak adayı kontrollerine almak istemelerine...

Osmanlıca Nasıl Kadük Hale Getirildi?

19.Milli Eğitim Şurası’nda alınan bazı kararların ürkek ve kekeme bir dille yazıldığı gözlemleniyor. Memleketimizin bekası için hayati önemi haiz bir mevzunun yarım ağızla ifade edilmesi baştan bu konuda mağlubiyeti kabul etmektir. Osmanlıca tartışması bahsettiğimiz ürkek ve kekeme dile bir örnektir. Osmanlı Türkçesi Dersi, Anadolu İmam Hatip Liseleriyle Sosyal Liselerde zorunlu, diğer liselerde seçmeli olmalı denmekte. Bildiğimiz şu ki Osmanlıca, Sosyal Liselerde zaten mecburidir. Böylesine hayati bir karar, ürkek ve kekeme olamaz. Osmanlı Türkçesi, Türkçemizin mayası, haysiyeti ve lisanımızın da zirvesidir. Bu itibarla hiçbir şamataya pabuç bırakmadan Osmanlıca, bila istisna bütün ilk, orta ve liselerde mecburi ders olmalıdır. Ve aslında böyle idi. Sonra...

Şura’da Es Geçilenler

Ne Şura imiş kardeşim! Bitti ama hala tartışmalar devam ediyor. Demek ki bizde bir tartışma açlığı var ve kolay kolay doyuma ulaşacağa da benzemiyor. Tartıştıkça acıkıyoruz, mübarek. Yoksa sürekli niza etmemizi nasıl açıklayacaksınız? Bu yönüyle bizimkine tartışma şehveti de denilebilir. Sabahtan akşama kadar durmadan tartışan bu toplum nasıl oldu da bazı eğitim konularını Şura’da ele almadı? Cevabı zor olan bu soruyu cevaplamadan önce neleri tartışamamışız onlara bir bakalım. Tartışılmayan mühim mevzular: İlk sırada Tevhid-i Tedrisat kanunu var. Her değişim ve dönüşüm programının önüne duvar gibi çıkan bu kanun nedir? Tevhid-i Tedrisat Kanunu (Öğretim Birliği Yasası),Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 3Mart 1924 tarih ve 430 Kanun Numarası ile kabul edilmiş...

Böyle geçti Şura

Etkisi halen devam eden Şura’yı bu günlerde herkes kendi bakış açısıyla değerlendiriyor. Elbette toplantılara katılan, verdiği önerilerle bazen teveccüh bazen de öfke dolu eleştirilere maruz kalan biri olarak benim de şahsi tecrübelerim ışığında bir değerlendirmem olacaktır. Bu yazıda 19. Milli Eğitim Şurası’nda alınan tavsiye kararlarından ziyade şahsi bakış açımın ürünlerini göreceksiniz. Bir kere daha ifade edeyim ki Şura başarılı olmuş amacına ulaşmıştır. Başarılı organizasyonda en büyük pay şüphesiz tüm MEB mensuplarınındır. Camiamızın özverili ve çalışkan mensuplarını 19. Milli Eğitim Şurası Sekreteri Dr. Hüseyin Şirin’in şahsında tebrik etmek isterim. Vazifemiz her fırsatta birilerini eleştirmek olmamalı başarıyı ve fedakârane çalışmaları da takdir etmeyi...

Eğitim erdem ve hikmete odaklanmalıdır

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 19. Milli Eğitim Şurası’na katılarak çok güzel bir konuşma yaptı. Sık sık alkışlarla kesilen konuşmasında Erdoğan, eğitimin tanımına ve hedeflerine değindi. İşte alabildiğim notlar: Öğrendiğime göre bu sene Şura’ya bürokratik katılım azalmış bunun yerine daha çok eğitimcinin öğretmenin katılımı sağlanmış. Bu sevindirici gelişmeden dolayı Sayın Bakan’a teşekkür ediyorum. Biz biz olduğumuz zaman takip edilen ve takdir edilen bir ülke oluruz. Bana göre eğitimin en büyük sorunlarından biri mezun ettiğimiz çocuklarımızın özgüven eksikliğidir. Okul bitiren öğrenci neden kendi tarihinden öz benliğinden uzaklaşır. Ayştaynı bilen evlatlarımız neden ibni sin ayı, ıtriyi bilmezler. Her ikisini de bilmeleri gerekir. Taklit eden, takip...

Ezher İslami İlimler Akademisi

Mısır’ı İslam âleminin merkezine oturtan unsurlardan biri de meşhur El-Ezher Üniversitesi’dir. Fatımiler döneminde Şia akidesini yaymak için kurulan üniversite Eyyubilerin Mısır’ı fethetmesiyle Sünni görüşlerin öğretildiği bir müesseseye dönüştü. Bu dönüşümle birlikte Medrese İslam âlemince gıpta ile izlenen bir kurum oldu. Bilimsel itibarı arttı. Mezunları iftiharla ben bir El-Ezher Üniversitesi mezunuyum demeye başladılar. El-Ezher’in güvenilirliği arttıkça Müslüman dünyasında onu örnek alan benzeri kurumlar oluşturulmaya başladı. Kimisi başarılı oldu kimi de başarısız. İçlerinde zaman zaman El-Ezher’den daha fazla itibar gören medreseler de oldu. Ülkemizde de zaman zaman El-Ezher benzeri kurumlar oluşturulmaya ya da ondan daha iyisini yapmaya uğraşanlar oldu. Said Nursi merhum da Van ilimizde...

Muhterem Öğretmen Olmalıyız

İşte geldi yine, bir 24 Kasım Öğretmenler Günü. Geçen senelerdeki kutlamalardan farklı bir şey olacağını zannetmiyorum. Rutin şeyler tekrarlanacak. Bazı öğretmenler kucak dolusu hediyeler alırken bazı hocalara hiçbir şey verilmeyecek. Öğretmenler Odası’na girip elindeki hediyeleri -işte ben bu kadar değerli bir öğretmenim- dercesine masanın üstüne serecek olan bayan meslektaşlarıma yine gıcık olacağım ben. Şimdiden bazı veliler -ki onlar kendilerine bir de unvan uydurmuşlar; sınıf annesi oluyorlarmış- harıl harıl çalışarak belirli öğretmenler için takdim edilecek hediyelerin ön hazırlıklarını yapıyorlar. Nereden bakılırsa bakılsın, kutlama ve tebrik adına dalga geçer gibi içi boş temenniden öte geçmeyen avutma amaçlı söylemleri hiçbir öğretmenin duymak istediğini sanmıyorum. Bu açıdan...

Oyunlarla Arapça Eğitimi

1- Hızlı düşünen kazanır: Sınıf iki gruba ayrılır. İki gruba da kategori içinde kelimeler verilir. Sunucu t Türkçe bir kelime sorar. Grup kendi içinde kelimenin Arapça karşılığını bulmaya çalışır. Bulduğu kelimeyi en hızlı şekilde tahtaya yapıştıran grup puan kazanır. Sunucu son olarak puanları toplar ve birinci grubu belirler. 2-  Neam, La: Bir öğrenci tahtaya çıkar boynunda Arapça bir kelime asılır. Sınıftakilere evet hayır cevabı alabileceği sorular sorar. Sınıftakiler neam ya da la diye cevap verir. Ve kelimenin Arapçasını bulmaya çalışır. 3- Bilse Bilse: Bir kutuya öğrenilen kelime ve cümleler kâğıtlara yazılarak koyulur.  Sınıfta bir öğretmen eline bir top alır. Bu kutudan bir...

Sonraki Sayfa »