DKAB HABER PORTALI - 19 Ekim 2017, Perşembe

DEĞERLER EĞİTİMİ İSTANBUL PAYLAŞIM TOPLANTISI YAPILDI.

DEĞERLER EĞİTİMİ İSTANBUL PAYLAŞIM TOPLANTISI YAPILDI.

Değerler Eğitimi İstanbul Mem Paylaşım Toplantısı’nda Değerli İnsan, Emin Şehir İçin Ne Yapmalı sorusuna cevap arandı.

25 Kasım 2014 Tarihinde Ali Emiri Kültür Merkezindeki İstanbul’un 39 ilçesinden Değerler Eğitimi İlçe Faaliyet Komisyonu üyelerinin katıldığı Program İstiklal Marşı ile başladı. Programın açılış konuşmasını yapan İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü Strateji Geliştirme Bölümü Şube Müdürü Murat Adalı şunları söyledi:

104 bin öğretmeni ve yaklaşık 2 milyon 500 bin öğrencisi olan hem Türkiye’nin hem de dünyanın en kadim şehirlerinden biri olan İstanbul’un kadim insani değerlerin taşıyıcısı konumunda bir şehir olması onun tarihte sahip olduğu o özel yerine tekrar kavuşmasına katkıda bulunmak demektir. Son yıllarda Eğitim dünyasında konuşulan kavramlardan biri de Değerler Eğitimi kavramıdır.  Değerler konusuna farklı bir açıdan bakmak gerekmez mi diye düşünen eğitimciler olarak sağlıklı bir yol için 39 ilçedeki değerli eğitimcilerin hakemliğine başvurmaya karar verdik. Öğretmenlerden ve İlçelerden gelen görüş ve önerileri dikkate aldığımızda okullarda ve ilçelerde yapılacak faaliyetler için öncelikle her okul türünden gönüllü eğitimcilerden oluşan bir değerler eğitimi ilçe yürütme kurulunun oluşturulmasını istedik. İlçelerden tam ve zamanında geri dönüş almak istiyoruz. 39 ilçeden eğitimcilerimizin katıldığı bu toplantının başarılara ve özellikle değerler eğitimi çalışmalarına katkı sağlamasını diliyor emeği geçen ve katılan tüm arkadaşlarımıza saygılar sunuyoruz.’

Daha sonra Arge çalışanları tarafından hazırlanan değerlerden uzaklaşmayı dile getiren video izlendi.

Değerler Eğitimi Çalışmaları İSTMEM Koordinatörü Mahmut Balcı bugüne kadar yapılan ve yapılacak faaliyetler hakkında bilgi verdi. Mahmut Balcı şunları söyledi:

 ‘Dileğimiz bu programın sonunda bu salonda bulunan herkesin iyi ki Değerler Eğitimi İstanbul Paylaşım Toplantısına geldik diyerek buradan ayrılmasıdır.

İzninizle konuşmama biraz güncel bir örnekle giriş yapmak istiyorum.  Son zamanlarda kendisinden çok söz edilen Şair ve yazar Nuri PAKDİL ‘Batılılaşma Karşıtı mısınız?’  şeklindeki bir soruya şu şekilde cevap veriyor: ‘1923, Değerlerimizden Kopma Dönemidir.Nuri Pakdil, Batılılaşmaya ve Batı taklitçiliğine karşıdır. Batı’nın edebi değerlerinin, düşünce hareketlerinin okunması, incelenmesi taraftarıyım.’der. Şair ve Fikir adamı Sezai Karakoç’un masal şiirinde söylediği gibi biz eğitimcilerin altı oğlunu kaybettiği bir babanın direndiği gibi yedinci oğlu gibi üstümüze gelen ve bizi değiştirmeyi kafasına koyan bir iradeye karşı değerlerimizle sağlam bir duruş sergilemeliyiz. Bildiğiniz üzere DEĞER: bir sosyal grup veya toplumun kendi varlık, birlik, işleyiş ve devamını sağlamak ve sürdürmek için üyelerinin çoğunluğu tarafından doğru ve gerekli oldukları kabul edilen ortak düşünce, amaç, temel ahlaki ilke ya da inançlardır. Sosyal medya diliyle söyleyecek olursak neyi beğeniyor neyi paylaşıyor isek onlar bizim önemsediğimiz değerleri gösterir.

Değerler ve Değerler Eğitimi sadece bir toplantı ile anlaşılacak kadar basit bir konu değildir. Burada işin felsefi tartışmalar yapacak değiliz. Değerler ve Değerler Eğitimi sadece öğrencilere yönelik veya sadece öğretmenleri ilgilendiren bir konu da değildir. Değerler eğitimi; anaokulundaki çocuğun annesinden ayrı kalmasını hissetmektir. İlkokuldaki çocuğun öğrenme aşkını yukarılara taşımaktır. Ortaokuldaki çocukların gürültülerini bir şarkı olarak duymaktır. Lisedeki delikanlı öğrencilerin huyunu suyunu keşfederek onlarla arkadaş olmaktır. Değer ve Değerler eğitimi, yaşadığımız sokakta, mahallede, ilçede, şehirde, ülkede, coğrafyada ve dünyada iyilik adına olan her güzel gelişmeyi selamlamak;  kötülük adına her ne oluyor ise onun yok etmek için çaba göstermektir. Değer elçisi olmak, kalbi sökülmüş, vicdanı kaybolmuş, çıkarların ilke haline getirildiği modern dünyanın muhacirlerine ensar olmaktır. Daha önceleri insanlarımız kader birliği yaparken şimdi ise kader birliğinin adı işbirliği, kardeşliğin adı arkadaşlık oldu. İsterseniz ruhunuzu daha fazla yakmayalım. Ne yapmamız gerektiğini, önlem almaz isek hepimizi yakacak olan yangını nasıl söndüreceğimizi konuşalım. İşte bu toplantı bunları hep birlikte hissetmek ve çözüm bulmak için düzenlendi. Değer edebiyatı yapmayalım diye sizi toplanmaya davet ettik. Bu iş sadece öğrencilerle olur demekte yanlış. Bu iş sadece öğretmenlerle olur demekte yanlış. Oturduğumuz yerden konuşmak kolay. Taşın altına elini koymaya gelince bahaneler uyduranlara diyoruz ki: Görüşlerinizi dile getirin. Ne yapılması gerektiğini birlikte konuşalım. Modern dünyada korumasız ve kutsaldan uzaklaşan insanın yalnızlığına, haksızlığı tarafsızlık olarak gören çıkarcı haline uzaktan bakmak mı gerekir yoksa bir şeyler yapmalı mı? Acılara tek başımıza üzülmek çözüm değildir. Çözüm hep birlikte harekete geçmektir. Gelin bize emanet edilen her şeyin hakkını vermek için ele ele verelim. İşte mesele birlikte çözümler aramak için sizleri davet ettik. Sabrınız için teşekkür ediyorum. Hayatınızın, başarılarınız, kariyerinizin kadim değerlerle korunmasını ve değerlenmesini diler hepinize saygılar sunarım. Bu programa katılan tüm eğitimcilere ve emek veren Arge çalışanlarına teşekkür ediyorum’

Eğitimciler daha sonra Ali Yeşilyurt’un moderatörlüğünde değerler eğitimi faaliyetlerinde karşılaştıkları sorunları aktardılar.

Eğitimcilerin ilgiyle izledikleri ‘Uygulanan Bazı Faaliyetlerin Paylaşılması’ bölümünde ise İstanbul’un çeşitli okullarında görev yapan Ayşe Macit, Abdülkadir Işık, Tülay Akbulut ve Erdem Çakı isimli öğretmenler hazırladıkları sunumları paylaştılar.

Eğitimciler izlenmesi gereken yol haritası konusunda çeşitli önerilerde bulundular.

Programın sonunda ise İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Dr.Muammer Yıldız bir değerlendirme konuşması yaptı.

‘Kıymetli arkadaşlarım, İnsanların birbirinden büyük bir hızla uzaklaştığı; bireyselleşmenin, menfaatin, sen-ben kavgalarının, savaşların olduğu bir çağda yaşıyoruz.

Hayatın bu hengâmesi içinde maalesef birçok değer gerek kendimizde gerekse toplumda olması gerektiği yerde olamıyor. Geleceğimiz yavrularımıza gereken zamanı ayıramıyor; onların maddi ihtiyaçlarını temin derdine düşüp, manevi açlıklarını giderecek konuları arka plana atıyoruz. Değerleri öğrencilere kazandırmak sadece onlara iyi örnek olmakla mümkündür. Öğrenciyi sevmeden sevgiyi; saygı göstermeden saygıyı; adaletli olmadan adaleti; merhametli olmadan merhameti öğretmek elbette mümkün değildir. Bizlere düşen önce kendimizi kontrol etmek; bu değerleri önce hayatımızda uygulamak olmalıdır.  “Değerler Eğitimi” gerçekten önem vermemiz gereken bir konu. Bu amaçla İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü olarak son birkaç yılda değerlerimizi hatırlamak ve hatırlatmak adına birçok çalışma yaptık. Bundan sonra yapacağımız çalışmaların hep daha iyiye ulaşması için her türlü gayreti göstereceğinize yürekten inanıyor; Ülkemizin geleceği için hep birlikte başaracağımızı biliyorum.’

İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü Değerler Eğitimi Çalışmaları Komisyonu tarafından organize edilen ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Müdürlüğünün de katkıda bulunduğu program öğretmenlerin toplu fotoğraf çektirmeleri ile son buldu.

Toplantıda bundan sonraki ilk toplantının Anadolu yakasında yapılmasına, Avrupa yakasında Esenler ilçesinin, Anadolu yakasında ise Kartal ilçesinin bir yıl süreyle Değerler Eğitimi İlçeler Koordinatörlüğü yapmasına karar verildi. Paylaşım toplantısında gündeme gelen sorunlar ve öneriler bir rapor halinde Milli Eğitim Bakanlığına da sunulacak.

Beğen(0)Beğenme(0)

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz